BEYİN NASIL ÖĞRENİYOR

24 Aralık 2020 Perşembe
Post Image

BEYİN NASIL ÖĞRENİYOR ?

 

Merakımız beyin olursa…

 insan türünün beyin merakı son 30 yılda oldukça hızlandı.  beyin görüntüleme teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte,  beyin hakkında beklenenden daha fazla bilgiye sahip duruma geldik.  henüz 1980'lerde başlamasına rağmen,  özellikle öğrenmenin merkezinin beyin olduğunun fark edilmesi, sadece alan uzmanlarına değil,  eğitimcileri,  pedagogları,  psikologları ve sosyologları da heyecanlandırdı.  Böylece Bey'in pek çok bilim alanında ilgi duyulan,  merak edilen konuların başında gelmeye başladı. 

When The Air Hits Your Brain : Tales of Neurosurgery  kitabının yazarı Amerikalı beyin cerrahı Frank Vertosick, Jr.  beyin için 1-2  kilo  ağırlığında yağlı bir organ tanımını kullanır.  bu açıklamasının beyni küçümsemeye yol açacağını düşünerek Şöyle devam eder;  ruhun nadide bir kumaşı sinir iplikleri ile dokunmuş bir mucize olduğunu belirtir.  gerçekten de beyin incelendiğinde,  evrendeki sistemlerin bir küçük örneği olarak göze çarpar;  beyinde kaynak gibi bütünsel olup,  ilişkileri düzenli ve sistemidir:  100 milyar civarındaki her bir nöron,  Tıpkı gökyüzündeki her bir yıldız,  yeryüzündeki her bir madde gibi birbirleri ile ilişkilidir. 

 

 Beyin nasıl bir şey?

 

 davranış ve beyin arasındaki ilişkileri inceleyen ve üçlü beyin modelinin kuramcısı olan Dr Paul MacLean’in  yaptığı araştırmalar,  İnsanların sahip olduğu 3 ayrı beyinle dünyayı algıladığını ve gösterdiği tepkilerin de birbirinden farklı olduğunu belirlemiştir. MacLean  araştırmasını şu cümlelerle özetlemişti: “bu üç ayrı beyin,  birbirine bağlanmış 3 ayrı biyo-bilgisayar  olarak düşünülebilir. Her  birinin kendine ait yer,  zaman,  zeka ve hafıza fonksiyonu vardır”

 

 beyin görüntüleme tekniklerinin gelişmesi ile birlikte çekilen MR görüntüleri,  beynin iç yüzeyinde neler olduğunu açıkça göstermektedir.  bulgular Dr MacLean’in  dediğini doğrulamaktadır. Buna  göre,  beyinde üç katmanlı bir yapı vardır. Bunlar;  Omuriliğin hemen tepesinden başlayan beyin sapı,  limbik sistem ve serebrumdur.  beyin sapını Merkez bir çekirdek olarak düşünürsek,  bu çekirdeği limbik sistem çevrelerken,  üçüncü katman ise iki yarım küreden oluşan Serebrumdur. 

 

 beyin sapı

 beynin alt kısmında yer alan beyin sapı;  nefes alma,  kan basıncı ve kalp atışlarından sorumludur.  beyin ile beden arasındaki iletişimi sağlayan sinir Yolları beyin sapına bir bölümü olan medulladan geçer.  Bu sinir lifleri beyin sapını geçtikten sonra geldikleri beyin lobunun tersine olarak bedende sağ ve sol kısımlara yönelirler.  böyle CSR Burundaki sol lob bedenimizin sağ kısmını,  sağ ol ofise bedenimizin sol kısmını yönetir. 

 

 limbik sistem

 

 beynin diğer önemli kısmı ise,  tüm omurgalı varlıklarda bulunan Orta beyin adı verilen Limbik sistemdir. bu sistem öğrenmenin ve Hafızanın en temel bölgesidir.  Çünkü öğrenmeye bizi hazırlayan duygularımız,  güzellerimiz ve hafıza işlemlerimiz burada gerçekleşmektedir.  limbik sistem üç ayrı yapıya sahiptir;  Bunlar hipokampüs amigdala ve hipotalamustur.  

Burada özellikle bilmemiz gereken kısım, hipokampusun, hafıza işlevlerinin yürütülmesinde etkili olmasıdır. Hipokampusun zarar görmüş bir insanın hafıza kaybı yaşaması doğaldır; Artık yeni bir şey öğrenmesi mümkün değildir. amigdala ise duyguların düzenlenmesinde ve kontrol edilmesinde etkilidir.  haftada kaydedilmesini istediğimiz,  unutulmaması gerekenleri amigdala bölgesi harekete geçerek yazılmasını sağlar.  hipotalamus ise yemek yemek,  su içmek,  cinsellik  gibi dürtülerimizi kontrol eder.

 

Serebrum 

 

Beynimizin üçte ikisini oluşturan ve Beyin kabuğu olarak da bilinen en dış bölge  serebrum dur,  korteks(cortex) de denilir. serebrum( korteks)  yüksek seviyeli bilişsel ve duygusal işlevleri yürütmekle görevlidir.  cevize benzeyen yapısıyla genelde beyin sembolize eder.  beyin korteksi düşünen, düşündükçe kendi içinde sinirsel ağlar oluşturan bir yapıya sahiptir.

 serebrumun en önemli özelliği,  sağ ve sol beyin  loblarına (hemisfer)  sahip olmasıdır ki, bu bir tür, öğrenilenlerin ve hafızada kalması gerekenlerin yazıldığı defterdir;  Bir nevi amel defteri de diyebiliriz. bu iki beyin yarım  küresi simetrik olup, birbirine Korpus Kallosum  adı verilen sinir lifleriyle bağlanmıştır.  bu bağın fonksiyonu vücudumuzun beyin sapından sonra sağa ve sola çaprazlamasına dağılan otonom sinir sistemi aracılığı ile vücudumuzu ve özellikle öğrenmemizi uygun bir şekilde yönetmektir.Nitekim California teknoloji enstitüsünde beyin yarım küreleri ve fonksiyonları üzerine yaptıkları Araştırmalar ve bulgular nedeniyle tıp alanında Nobel ödülü kazanan  Roger sperry, joseph bogan ve michael gazzaniga Beyin çağını başlatmışlardır.  aşağıda bu iki yarım küre konusunda tekrar döneceğiz.

 

Frontal,  parietal,  oksipital,  temporal  loblar 

 

 beynin yönlerine göre farklı dört  lobu daha vardır. Bu 4 loç beynin temel sağ sol iki lobunda da yer alırlar.Bunlardan frontal lob (ön lob) Plan yapma karar verme Hedef koyma gibi bilişsel etkinliklerde aktiftir.  parietal    parietal lob ( yan lob)  ise deri,    kas ve eklemlerdeki duyusal alıcılardan bilgi toplar ve düzenler harita izler yol bulmayı sağlar ve mekansal tariflerden anlar. oksipital lob (arka kafa lobu)  ise Görsel bilgileri işler;  dili anlama ve kavrama bağlantılarını gösterir. 

 

beyin yarım küreleri ve korpus kallosum

 

 korpus kallosum  hakkındaki çalışmaların tarihi oldukça yeni, 1960  lara kadar Beyin üzerinde herhangi bir cerrahi müdahale olmamıştı.  önceleri savaşta kafasından yaralanan askerlere gelen felçler dikkat çekmişti;  Çünkü kafatasının sağ tarafından darbe alan askerlerin vücudunun sol tarafına, sol kafatasında darbe alanların ise vücutlarının sağ tarafına felç gelmişti.  Bunlardan biri de 2.  Dünya Savaşı'nda ölen arkadaşları içinden yaralı olarak kurtulan W.J.  isimli askerdi.  bu asker kafatasından yara almış ve vücuduna  felç gelmişti. W.J. yi Iyileştirme çalışmaları savaştan sonra da devam etmiş, ama olumlu sonuç alınamamıştı.  aksine felç vücuda yayılıyordu.  bilim insanları şaşkındı.   sol taraftan yara almış olan W.J. nin  vücudunun sağ tarafına   felç gelmesi  normaldi de,  bu felç vücudun sol tarafında neden yayılıyordu?  sonunda bilim insanları, yaralı olan Beynin sol lobunun, sağ lobu da olumsuz etkileyerek vücudun felçli olmayan kısmını da tehdit ettiğini fark ettiler ve bu iki lobun ayrılmasına ( kesilerek ayrılmasına) karar verdiler. Böylece W.J. Ameliyatla iki beyin lobu birbirinden ayrılan ilk hasta oldu. W.J. Nin  beyni Tabi ki korpus kallosum denilen yoğun sinir liflerinin kesilmesi ile gerçekleşecekti.  Böylece beynin bir tarafındaki yaranın diğer tarafında yayılması engellenmiş olacak, vücuda gelen felcin yayılması da duracaktı.

İşte bu olay, hem beyin Araştırmaları   hem de öğrenme ve eğitim  bakımından, pek çok davranışın açıklanmasını hizmet etmiş oldu. özellikle, eğitim ve hafıza yöntemlerinde çığır açtı. Bilim insanlarının buluşu şöyleydi :

 

 yoğun sinir liflerinden oluşan korpus kallosum  ağ demeti,  Beynin sağ ve sol lobu arasında sürekli bilgi alışverişinin yapılmasını sağlayan bir köprü vazifesini görmekteydi. korpus kallosum Kesildiğinde,  bu iki lob arasındaki haberleşme kesilmekte ve dolayısı ile aralarında hiçbir yönde bilgi alışverişi mümkün olmamaktaydı.  bilim insanları ortaya çıkan yeni durum Sebebiyle beynin bu iki lobunun işlevleri üzerine yoğunlaştılar.  karmaşık testler sonucu hangi işlemin Beynin sağ lobunda, hangilerinin Beynin sol lobunda gerçekleştiğine ilişkin bulgular elde ettiler. sonuçlar gerçekten Ilginçti. beynin her lobunun uzmanlık alanı farklıydı ve bilgi işleme tarzları da aynı değildi.

 

öğrenme ve sağ lob­­  sol lob gerçeği

 

 birçok test sonucunda nüfusun %95'inin sol lobunun konuşma, matematiksel işlemler, diziler, sayılar ve analiz gibi konularda üstün olduğu, mantıklı ve lineer çalıştığı tespit edilmişti. aynı şekilde çoğunluğun sağ  lobunda da ritim, hayal kurma, renkler, boyut, hacim, müzik gibi fonksiyonlar icra edilmekteydi.Ülkemiz gibi eğitim sistemi sınav odaklı ülkelerde çocukların sol beyinlerine akademik yatırım yapılmakta, sağ beyin fonksiyonları ihmal edilmektedir. Bu durum Aslında yaş Ilerledikçe sağ Beynin yok olması anlamına gelmektedir. sağ beyni en etkili kullanan yaş grubunun çocuklar olduğu gerçeği Çocukken daha iyi öğrendiğimiz gerçeğinden kaynaklanmaktadır çocukken her iki lobu da etkili bir şekilde birlikte kullanmaktaydık. bir yandan Hayal kurarken diğer yandan uygulama yaparak iki lobu da ilişkilendiriyorduk büyüdükçe İhtisas nedeniyle edindiğimiz meslekleri yanlış yorumlayarak tek loba mahkum hale gelmiş olduk.

Beynin tanınması, detayları hakkındaki araştırmalar eğitim ve öğrenme bağlamında yeni   çığırların açılmasına vesile oldu. Bu çerçevede özellikle beyin temelli öğrenme çalışmaları popüler hale geldi. beynin kendi doğasına uygun bir öğrenme yöntemi ile verilecek eğitim ve öğrenmenin daha hızlı ve Kalıcı olduğu ortaya çıktı. özellikle iki beyin ve bunun öğrenme esnasında birlikte kullanılması gereği belirginleşti Türkiye'de bu çalışmaları başlatan Mega Hafıza nın da kurucusu olan. dünya hafıza şampiyonu Melik Duyar dır.

 

Melik Duyar a göre

 

 Melik Duyar a göre öğrenme ve hafıza kapasitemizin artırılmasının ilk adımı beynin her iki  lobundan ayrı ayrı ne bekleyeceğimizi bilmektir.  öğrendiğimiz konu ne olursa olsun, her iki lobun birlikte kullanılmasıyla hızlı ve kalıcı öğrenmeye ulaşılabilir. özellikle sol beyne yatırım yapan aileler, okullar ve eğitim sistemi sağ lobu ihmal etmektedirler Oysaki sağ lobun fonksiyonları da mutlaka sol lob ile birlikte kullanılmalıdır. Melik Duyar e göre Hayal gücünden uzaklaşılmamalıdır; çünkü sağ lobu Etkin kullanabilen insanların, sol lobun gerekliliklerini özellikle hayal gücünü kullanarak geliştirdikleri bir gerçektir.



Öğrenme ve sinir hücreleri

 

100  milyarın üzerinde nöron ( sinir) hücresi bulunan bir beyin sermayesi Taşıyan insanın beynini etkili kullanması insan olmasının gereğidir. öğrenme ve beyin hücreleri arasındaki bağ çok önemlidir. beyin hücreleri öğrenme gibi faaliyetlerle kullanılmazsa ölmekte; ölen hücrelerin yerine yenisi yaratılmamaktadır. sağ ve sol lob aracılığıyla öğrenilen her bilgi( veri) nöronlarda korunmakta, öğrenilen Her yeni bilgi ile hafıza ilişkileri kuruldukça nöronları birbirine bağlayan aksonlar ve dendritler aracılığıyla beynimizde muhteşem bir örgü meydana gelmektedir.

Melik Duyar a göre sinir hücreleri arasındaki bağ kurulması işlemini, evler arasında kablo ile telefon hattı çekilmesine benzetebiliriz.  başlangıçta nöronlar arasında bağlantı olmamasını aralarında telefon hattı olmayan ve birbirleri ile haberleşemeyen evler gibi düşünebiliriz.  birbirini tanımayan insanların tanıştıklarında daha sık görüşmek için hemen evleri arasında telefon hatları döşediklerini varsayalım. Her yeni tanışmada çekilecek telefon hatları sonucunda o yerde bir ağ tabakası oluşacaktır.

Aynı şey tanıştığımız her Yeni insanlar aramızda kurduğumuz iletişim için de geçerlidir.  kişisel Network deniyor;  çevre genişletmenin adı da Networking oldu.  sosyal hayatta,  özellikle iletişim teknolojilerinin  gelişmesiyle,  Facebook, Google, YouTube gibi Networking araçları sizi toplumsal hayatın nasıl da bir parçası haline getiriyor düşününüz!  bunun gibi çemberi genişletirsek,  Her insan bu dünya ve bu Kainat içindeki böyle bir Ağın bir parçası değil midir?  beynin bütünselliği,  algılamada bütünsellik,  öğrenmede  de beyni bir bütün olarak kullanmak  yaratıcının kâinattaki sistemine ne kadar da uygun değil midir? O halde yapılması gereken beyin Temelli öğrenmeye dönmektir.

 Öğrenme sırasında  hafıza gücünü kullanarak beyin hücreleri arasında Networking Kuran İnsanların beyni daha gelişmiştir. bu insanlar pozitif,  özgüvenli,  Erdemli,   iletişim becerisi yüksek,  saygın, saygılı, entellektüel,  sorunlara çözüm bulabilen,  uzlaşmacı,  akıllı, iradeli  ve odaklanmasını bilen insanlardır. neden? Çünkü bu insanlar her iki beyin lobunu birlikte kullanmakta;  beyin hücreleri arasında sistemli,  düzenli ve yaygın  ağ kurmakta;  Kısacası beynini Yukarıda açıklanan şekilde etkili kullanmaktadırlar.

 O halde diyebiliriz ki,  insan, beynini  kullanabildiği kadar  insandır.

HESABINIZA ERİŞİM İÇİN OTURUM AÇMALISINIZ

CREATE ACCOUNT

ŞİFRE GÜNCELLEME

YUKARI